Şiir

Kalbi Firarda Yüreğin

Papatya mı olsa lale mi?
Nergis mi yoksa yasemin mi?
Kelebek olup kanat mı çırpsa çiçek çiçek
Yunus olup havalara mı uçsa dalgaların kucağından,
Yelken açıp seyre mi dalsa köpük köpük.

Zira kalbi koşuşturmaktan nefessiz,
Yüreği incinmekten hıçkırıklar içinde.
Kalbi haykırıp isyan eder,
Yüreği sabır deyip sükut içinde bekler.
Kalbi firar edip uzakları ister,
Yüreği zincirlere vurulmuş duygular diyerek,
derinden bir iç çeker.
Kalbi mantık kurarak çarparken,
Yüreğinden süzülen gözyaşlarıyla ağlar,
Kahkahaların tınısıyla güler,
Sevginin gücüyle mutlu olur.
Kalbi deli gibi haylazlık yapmak isterken,
Yüreği ağırbaşlı bir yetişkin gibi sakin ve sessiz ol der.
Ne kalbi yüreğine söz geçirir ,
Ne de yüreği kalbine.
Duygular yaşama boyut katar,
Yaşam duygularla beslenir.
Sonra mı?
Haylaz kalp ağırbaşlı yüreğe dayanamaz,
Ve her seferinde peşinde koşuşturup,
Yüreğinden gelen sesin geldiği yere doğru ,
Seslenir,dinler ,beslenir.

Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Sımsıcak Mutluluk

Özlemle hatırladığımız siyah beyaz kareler,
Albümlere sıralanmış,
Bizi bekler.
Gözleri gülen mutlu yüzler,
Yapmacıksız atılmış kahkahalar ,
Kulaklarda çınlayan şerbetli sohbetler,
Dudaklara takılmış bir melodiyle,
Sevgiyi haykıran yürekler.

Evet , fotoğraflar siyah beyazken,
Kahkahalar pespembe,
Sevgiler menfaatsiz,
Duygular taptaze bir yeşil,
Bakışlar ışıl ışıl parlayan bir Güneş.

Yürekler masumiyetle yarışırken,
Siyah beyazlığın sadeliğinde,
Rengarenk haykırıp,
rengarenk paylaşırken,
Yaşama bağlayan sevinçleri,
Her daim şeffaf ,dupduru,çıkarsız ve cömert ,
derinden yaşanır ve yaşatılırdı.
Yürekleri sarıp sarmalayan sımsıcak mutluluk.

Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Acemiliğinde Bir Sevgi

Bir varmış bir yokmuşluklarda,
Ne çok “candandır”dediğimiz dostlar vardır ki,
Şimdilerde kırkbir yabancı.
Ne çok “elalem “dediklerimizse,
Kan bağı olandan bile
daha çok canana candan bağlı.

Dostlukları değerli kılan eskiliği midir?
Yoksa,
Geçmişi midir?
Eskiden kalma dostluklar mıdır aranan?
Yoksa geçmiş mi?

Bir türkü tuttururuz ya bazen,
Mırıldanırken bile yüreğimizi deler geçer.
Burnumuzun direğini sızlatırken,
İçimizde ölümsüzleştirdiğimiz kahramanlar,
Esas oğlan esas kız olup,
Bentlerin içinde canlanıp dilegelirler.
Türkünün sözleri midir yoksa hikayesi mi?
bizi kendine bağlayıp,
Uzaklara alıp alıp götüren.

Üstünde, sayısız kereler yemek yediğimiz,
ahşap masa mesela;
Ne çok koyu sohbetleri ağırlarken,
Ne çok kahkahalarla şenlenmiş,
Ne çok gözyaşıyla nemlenmiştir.
Görmüş geçirmişliklerle,
Hayatımızı paylaşırken,
Yıllara meydan okumuş,
Pek çok zaman,
Yüreğine batmış cam kırıklarıyla,
Kanayan hayat yaralarıyla,
Olanca gücüyle mücadele edip,
Ayakta dimdik kalmış. Okumaya devam et “Acemiliğinde Bir Sevgi”