Şiir

Can Dostum

Ne güzeldir yıllar geçse de ardından,
Can dostunuz olan bir yürekle,
Yüreklerinizin buluşması.
Ve yine aynı tad ve içtenlikle,
Sanki on beş dakikalık teneffüsten geri gelmiş gibi,
Zamanın su gibi akıp gitmesine meydan okuyarak,
Yılların geçip gitmiş olmasına inat,
Daha sıkı sarılıp içten yaşanmış anılara,
Bıraktığınız yerden devam edip,
Tadına doyum olmayan dakikaları,
Sanki bugün yaşanmış gibi tazecik,
Ama geçmişin sadakatini, kadirşinaslığını ve paha biçilmezliğinin asaletinden taviz vermeden,
Yüreklerinizi buluşturmak doya doya,
Ne kadar güzeldir can dostum ,ne kadar güzel!

Yüzlerdeki kırışıklıklara bakıp,
Gülümseyebilmek birlikte en neşelisinden.
“Amannnn, yüreğimiz genç!”deyip
Doyasıya kahkaha atmak bir de üstüne.
Ve yaşamla dalga geçmek,
Ne kadar da eğlencelidir can dostum , ne kadar da eğlenceli!

Gözlerimizin içine bakınca,
Gülümseyen yüreklerin ışığını görmek,
Hala içtenlikle güvenip,
Rahat rahat sohbet edebilmek,
Ne kadar da iyi gelir insana can dostum,ne kadar da iyi!

Dostluk, nadide insanlarla yaşanır ya!
Nadide insanlardan birinin sizin dostunuz olması,
Bu duyguyu da size doyasıya yaşatması,
Ne kadar da muhteşem bir duygudur can dostum,ne kadar da muhteşem!

Şatafattan,sahtelikten uzak,
İçinden geldiği gibi
en samimisinden, en doğalından ve de en hassasından duygularla…
Yani bilmem ki ne demeli ?
İşte öyle yapmacık,işte şöyle sahte bir yüzle,
Maske takıp kimyası bozulmuş insanlara karışmamış,
Dibine kadar gerçek,
Yüreğiyle yüreğinize dokunabilen,
Dostunuzla yürek yüreğe tekrar buluşabilmek,
Ne kadar da keyiflidir can dostum,ne kadar da keyifli !

İçinizi ısıtan sohbete başlayıp,
Yaşanmışlıklarınızı paylaşmak,
Dinlerken duygulanıp,
Anlatırken heyecan duymak,
Ne kadar da değerlidir can dostum,ne kadar da değerli!

Sarılırken hoşçakal demek için,
İçinizdeki huzura damlayan minik damlalara rağmen
Gülümseyebilmek ,
Ne kadar da anlamlıdır can dostum, ne kadar da anlamlı!

Anlamlı,değerli,keyifli,eğlenceli ve de muhteşem bir günün ardından,
Anlatılamaz duyguların barındığı yeni bir anıyı
Anılar hanenize ekleyip,tadını çıkarabilmek,
Ve haykırarak anılarınıza sessizce
İyi ki varsın can dostum!
İyi ki varsın!diyebilmek,
Ne kadar da kıymetlidir can dostum, ne kadar da kıymetli!
Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Yüreğinizin Yaz Akşamları

Hani evinizin terasında oturursunuz ya bir yaz akşamı.
Yazın kokusunun üstünde olduğu, deniz mavisi ,Güneş’in doğduğu, martıların uçuştuğu salıncağınızın minderlerine ,
şöyle bir yaslanıp ,uzatırsınız ayaklarınızı.
Seyre dalarsınız keyifle gecenin aşıkları Ay ve yıldızları.

Köşede , eskiden kalma ,
üstü kabartma çiçeklerle bezeli emektar toprak saksınız ,
her zamanki doğallığıyla dururken,
İçinde bembeyaz yaseminler yazın tadını çıkarıp,
efil efil esen rüzgârla hafifçe salındıklarında,
mis gibi kokularıyla sarar dört bir yanınızı.
Kaplayınca tazeliğin eşsiz kokusu yaz akşamını,
Fırsat bu fırsat deyip,
Kapatırsınız gözlerinizi,
Hissedersiniz dinginliği,
Hissedersiniz zerafeti,
Ve yine doyamazsınız asaletine.

Zaten bu eşsiz güzellikten başka türlü bir buram buram ziyafet beklenemezdi ki !
diye geçirirsiniz içinizden.

Anlatılamaz bir huzur ve mutluluğun yüreğinizi okşadığını hissedersiniz.
Bu arada sizi meftun eden bu güzelliklere,
Terasın diğer demirbaşlarından,
rüzgâr çanlarının büyülü tınısı eşlik etmekten asla geri kalmaz.
Ya sardunyaların ,ortancaların,
begonvillerin saksılarının ,
cıvıl cıvıl misafirleri rüzgâr güllerine ne demeli?
Fırıl fırıl neşeyle dönerek dans ederler yaz meltemiyle.

Elinizdeki sade akşam kahveniz,
Öyle bir şekerlenir ki!
“Eee daha ne olsun ki “deyip içinizden,
Huzurla hafif hafif sallanırken salıncağınızda,
Tadına doyum olmayan bir yaz akşamında,
Kahvenizi yüreğinizin sükunetiyle birlikte yudumlamaya devam edersiniz.

Sonra bir ses duyarsınız aniden.
Başınızı kaldırıp baktığınızda,
Işığın etrafında pervane olmuş ,
gece kelebeklerinin ,helikopter böceklerinin de,
ışıkla yaptıkları muhteşem gece dansını seyre dalarsınız.
Onlar da ışığın etrafından ayrılmadan ,
Karanlığa meydan okumak istercesine kanat çırparlar soluksuzca.

Mutluluğun ılık ılık estiği yaz akşamının koynunda,
Huzurun yüreğinizi ısıttığı bir anda,
Radyoda çalan bir eski şarkının melodisine eşlik edip,
Mırıldanırsınız ufak ufak
“ Ada sahillerinde bekliyorum…” diye başlayıp,
Arkasından da
“ Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık”sözleriyle devam ederek,
Usulcacıktan demlenirsiniz.
Şarkıların notalarının birer birer nağmelere dönüşmesiyle içlenip,duygulanırsınız.
Hem de derinlerden gelen kocaman bir iç çekişle.

Sıcak ve terlemiş bir gündüzün ardından,
Usul usul kayan yıldızların altındaki
dingin bir gecede,
İçinizde bir başka huzur,
Yüzünüzde bir başka tebessümle,
Hayaller kurarsınız en tazesinden.

Sonra mı?
Bir sonraki gecenin planlarıyla,
Dalıverirsiniz uykuya ,
ağırlaşan göz kapaklarınızın çaresizliğinin ardından.

İşte öyle sıradan,
İşte öyle kendiliğinden,
İşte öyle huzurlu,
Bir basit yaz akşamının sefasında,
Bir basit yaz akşamının hoş bir sükunetini yaşarsınız ,
Bazen eskilerden,
Bazen yenilerden,
Ama yine yeniden,
Evet ,yine yeniden,
Baş başa kalırsınız ,
yüreğinizdeki tılsımlı ve yaldızlı yaz akşamlarınızla.
Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Yaşamın Rengarenk Pencereleri

Bugün Güneş doğdu ya!
İliklerine kadar ısın ısınabildiğin kadar.
Kollarını aç gökyüzüne,
Aç en kocamanından.
Sarısını,pembesini,kırmızısını,
morunu,yeşilini
ve aslında
Rengarenkliğini hisset, hissedebildiğin kadar.

Karardı mı gökyüzü?
Korkmadan kaldır başını.
Yüreğine doğan Ay’a gülümse,
Göz kırpan milyonlarca yıldıza bak bakabildiğin kadar.
Sana göz kırparken her biri ışıl ışıl,
Bir yandan da,
Gecenin simsiyah karanlığına meydan okurlarken,
Sen de gülümseyerek göz kırp,
Işıldayan gözlerinle sen de meydan oku karanlığa en simsiyah gecede bile ,
Yarenlerin Ay ve yıldızları tek başına bırakmayarak.

Yağmur mu başladı?
En sağanağından,
En gök gürültülüsünden.
Durma ,koş pencerenin kenarına dizili sakız sardunyalarının, begonyalarının, hercai menekşelerinin yanına.
Damlaların mücadelesini seyret,
Seyret doyasıya.
Ama bir yandan da hayranlıkla,
Mücadelenin muhteşemliğini seyretmeyi unutma!
Onca yolu katedip ,birbirlerini rahatsız etmeden ,
aşağıya koşarak inen
her bir damlacığın azmini seyret,
Seyret bıkmadan ,aksine doya doya.

Deniz kenarında mısın yoksa bugün?
Bembeyaz köpüklerin arasında mısın çıplak ayaklarınla ?
Elinde kelebekli şıpıdık terliklerinle,
Uçuşan askılı tiril tiril bembeyaz elbisenle,
Dans et dans edebildiğin kadar.
Mavi suların derinlikleriyle konuş,
Konuş bembeyaz yüreğinle,
Dertleş ,anlat anlatabildiğin kadar.

Sonra çakıl taşlarının,
deniz minarelerinin,
mini minnacık kum tanelerinin didişmelerini,masmavi sularda birbirlerine sataşmalarını dinle,
Dinleyebildiğin kadar.

Ahşap bir bankta seyre daldıysan renk paletini açmış gökkuşağını,
İstediğin dileklerin her renginden tut,
Tutabildiğin kadar.
Çıkar hepsini yüreğinin mahremiyetinden.
Bırak özgürce gerçekleşsinler, Kainatın sonsuzluğuna açılan,
Yaşamın rengarenk pencerelerinde.

Yanındaysan candan can yareninin,
Yanındaysa candan can yarenlerin,
Yaşamın ,yaşamanın,
Hayatı paylaşmanın tadını çıkar,
Çıkarabildiğin kadar.

Bir parkın içinden mi geçiyorsun yoksa?
Hem de en yeşilinden, bol salıncaklı, bol oyuncaklı.
Bir an bile düşünmeden koş.
Koş ve bin salıncağa
Sallan sallanabildiğin kadar
Uç uçabildiğin kadar gökyüzüne,
Kahkahalar at çocuklar gibi en neşelisinden.

Bugün doğan Güneş’le ısınırsın.
Bugün karanlığı aydınlatan Ay’a ve yıldızlara göz kırparsın.
Bugün yağan yağmurla ıslanırsın.
Bugün yağmur damlacıklarının, Güneş’in penceresini aralamasını fırsat bilip,
gökyüzünün rengarenk kurdelasıyla dilek tutarsın.
Evet bugün o gün işte!
Yaşa ve yaşat!
Paylaş ve paylaştır!
Sevdiklerinle birlikte mutluğunu ertelemeden,
Yaşamın anlamını kaçırmadan,
Yüreğinden geldiği gibi,
Yaşamın her penceresinden,
Gülümse ve gülümset!
Hayatın tadını çıkara çıkara,
“Hayat en güzel hediye!” diyerek
Haykır haykırabildiğin kadar.

Aynur Ateş Aydın 2019