Şiir

Zamanımızın Zamaneleri

Zamane insanı.
Zamane çocuğu.
Zamane zamane.
Ne çok kullanır olduk
çağımızın zamanesini.

Mesela ; oturursunuz deniz kenarında bir banka,
Soluklanmak istersiniz.
Başınızı aşağı eğdiğiniz anda,
Çıt çıt seslerinin gecenin içinden geçip,
yankılanmasını duyarsınız gördüklerinizden sonra.
Kalan artıklar zamane insanıyla tanıştırır sizi.

Karşıdan karşıya geçmek için
yeşil ışığı beklersiniz.
Kırmızıya baka baka,
Yetmezmiş gibi sırıta sırıta,
Karşıya geçen zamanelerle yine
karşılarsınız.
Tam umudunuzu yitirmişken,
Bir sokak köpeği gelir yanınıza.
Sizinle birlikte bekler,bekler,bekler.
Ta ki yeşil ışık yanana kadar.
Sonra usul usul geçiverir yolun diğer tarafına.
Eee zamane sokak köpekleri ya !
Ondan mıdır acaba diye içinizden geçirmeden edemezsiniz.

Açık havada bir tesiste,
İyot kokusunu içinize çekerek,
Maviliğin sonsuzluğunu seyre dalarak,
Bir yorgunluk kahvesi iyi gider diye düşünürken,
Gözünüze bir uyarı levhası takılıverir.
“Evcil hayvanların girmesi yasaktır!”
Sonra kafanız öyle bir karışır ki,
Sokak köpeğiyle tanışmış olan gözleriniz,
tabelayı okuyan gözlerinizle göz göze gelir.
Sonra mı?
Sonra içinizden geçenleri döküverirsiniz satır aralarına.
“Evcil olmayan insanların girmesi yasaktır! “

Zaman değişti ya!
Annesini yitiren yavru köpekleri,
Bir inek emzirip sahiplenirken,
Zamanımızın zamane iyiliğini gösterir oldular.

Kan davalı kediyle köpek.
Koyun koyuna yatıp , kucaklaşırken,
Zamane dostluğunu hatırlayın çağrısında bulundular.

Eee doğru söze ne demeli!
Zaman değişti.
Çağ atladık çağ!

Adalet,yardımseverlik,
sevgi,saygı,
paylaşmak,sadakat
ve daha nice en kıymetli emektarlar,
Zamane duygularına yenik düştü.
Evcil olmayan insanların
gölgesinde kalıp,
Soyları tükenen nesiller olmaya aday oldular.
Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Elimde Tılsımlı Bir Kalp Olsa

Mevsimlerden bahar olsa,
Neye yarar?
Yüreğinin mevsimi karakışta kalmışsa.

Gökkuşağı bütün güzelliğiyle
rengarenk gülümsese,
Neye yarar?
Yüreğinin rengi simsiyah yası yaşıyorsa.

Kelebekler büyüleyici güzellikteki kanatlarını açsa,
Çiçek çiçek dolaşıp neşe dağıtmak istese,
Neye yarar?
Yüreği karanlıklarda sıkışıp kaldıysa.

Binlerce,milyonlarca dilek balonları
uçursak gökyüzüne,
Neye yarar?
Gönüllerin dilekleri hayata küskün ise.

Gökyüzü delinse apansızın,
Hiç durmadan okyanuslar yağsa,
Neye yarar?
Kötülüğün zehiriyle kirlenmiş zalimlerden
temizlenir mi?

Kilometrelerce sevgi zincirleri kurulsa,
Neye yarar ?
Sevgiye susamış yürekleri sarıp sarmalayabilir mi?

Peki ya elinde tılsımlı bir kalp olsa!
Her dokunduğu vicdansıza,
Vicdan duygusunu verebilir mi?

İyiliğini kaybetmiş acımasızlara,
İyilik kanatları takabilir mi?

Kötülüğün pençeleriyle dolaşan gaddar kalpsizlere,
En yumuşak kadifeden kıpkırmızı bir kalp verebilir mi?

Yeryüzünün ferini söndürmek isteyenlerin,
Karanlık kalplerine Güneş ‘i doldurabilir mi?

Benliğini kaybetmiş menfaatçileri,
Asaletle tanıştırıp,
Onur ve haysiyetle yaşamayı öğretebilir mi?

Nice yuvaların ocaklarını söndürüp,
Ecdatlarımıza küfreden hainlere,
Vatan sevgisinin tohumlarını ekip,
Vatansever yapabilir mi?

En kıymetlilerimiz olan yavrularımıza,
Hayatımızı anlamlı kılıp
yaşam kaynağımız olan canlarımıza,
Ömrümüze ömür katan sevgileriyle,
Bize mutluluğun en yücesini tattıran,
Mis kokulu evlatlarımıza,
Gökyüzünden yıldızları indirip başlarına taçlar yapıp,
Güneş’in ışığıyla aydınlık yarınlar verebilir mi?

Kırların taptaze ,mis kokulu baharında ,
Filbahrilerin ,mor salkımların, erguvanların,papatyaların,
manolyaların,leylakların,
Doya doya açtığı
bir yeryüzü hediye edip,
Bembeyaz kanatlar takıp Dünya’ya,
Masumiyeti miras bırakabilir mi?

Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Yüreğinin Med Ceziri

Yanaklarından süzülen gözyaşlarını
Silebilirsin parmaklarınla , ellerinle , mendillerinle.
Peki ya yüreğine sızıp,
Sızım sızım canını acıtan,
Ciğerini yakanları…
Onları ne ellerinle,
ne parmaklarınla
ne de mendillerinle silemezsin.

Yüreğini esir alıp günlerce ,aylarca
Aslında yıllarca,
Her bir paresine işlenmiş anılar,
Canlanınca apansızın,
Yüreğin hazırlıksız yakalanır
Gördüklerinin karşısına çıkınca.
Dayanamaz ,soluk alamaz.
Saklanıp sığındığı limanından,
Duygularının yuvasından çıkar.
Önce bulutlar kaplar gözlerini,
Alıverir gözbebeklerinin ışığını,
Kirpiklerini ıslatıp,
Akar oluk oluk yaşama açılan gönül penceresinden,
Yüreğinin derinliklerinden taşar.

Yanaklarını ıslatan anılar,
damlalarla taşınıp dökülüverirler sessizce ,
kimselere görünmeden,
kimselere göstermeden,
Yüzleşirler hayatın gerçekleriyle.
Eskidendi deyip geçilemeyen,
Şimdiler oluverirler canını ciğerini yakıp dağlaya dağlaya.
Sonra mı?
Mahremiyetin derinliklerine çekiliverirler usulcacıktan,
Taa bir sonraki med cezire kadar.

Aynur Ateş Aydın 2019