Şiir

Masumiyetin Kanatları Kırılmasın

Gökyüzü yas ilan etmiş.
Yıldızlar ışıklarını söndürmüş.
Gecenin incisi Dolunay perdelerini kapatmış.
Kapatmışlar ki gözyaşları görünmesin.
Düğüm düğüm bulutlanmış gökyüzünün simsiyah yüzü,
Bardaktan boşanırcasına hüngür hüngür ağlamış .

Damlacıklar kırların kucağına birer birer düşmüş,
Toprak ana bağrına basmış
gözyaşlarını.
Teker teker süzüp ,yaslı yüreğine akıtmış.

Gece boyu gözünü bile kırpmayan sabah,
Erkenden uyandırmak için aydınlığı,
Güneş’e öyle bir açmış ki kollarını,
Ocakların yüreklerinin ışığı hiç sönmesin istemiş .

Acımasızlığın kol gezdiği sokakları
bir an önce aydınlığa kavuşturmak istercesine,
İyiliğin elçisi aydınlık,
Masumiyeti yok etmek isteyen zalimlere,
Meydan okuyup
dikilivermiş karşılarına mertçe.

Umutlar kırılmasın diye,
Gönüllerin ciğerpareleri daha da çok yanmasın diye,
Masumiyet küsüp Dünya’yı terketmesin diye.

Canların cananlarına kıyılmasın diye,
Her bir kuytu köşede
sinsice bekleyen kötülükleri yok etmek için,
Her bir taşın altına bakmış,
Usanmadan ,yorulmadan, umudunu kırmadan,
Masumiyeti aydınlık yarınlara taşımaya yemin etmiş.

Kanatsız meleklerimizin kılına bile zarar gelmesin diye,
O minicik, o sımsıcak, o tertemiz, sevgi tohumlarının vatanı yürekler
solmasın diye!

Gözlerinin ışığının feri sönmesin,
Pırıl pırıl yarınlara ışıl ışıl bakabilsinler diye.
Yeryüzüne indirilmiş masumiyetin kanatları kırılmasın diye.
Özgürce,umutla,mutlulukla,neşeyle
Uçsuz bucaksız
gönlü zengin yüreklerle
yaşayabilsinler diye.
Yarınların aydınlığı meşalelerimizin,
Yüreklerini soldurmalarına asla fırsat vermemek için,
Bir damla gözyaşında bile,
Canımızdan can koparan
Ciğerparelerimize,
Kıymaya kalkan
kötülüğün izbe acımasızlıklarında yaşayan,
Hiçbir ışığın girmek istemediği,
Yüreğini ,kalbini ,benliğini
Aslında ruhunu kaybetmiş gaddarları, hainleri,kalpsizleri, zalimleri,şerefsizleri!
Masumiyetin kanatlarını kırmasına
izin vermeyen gönüllerle,
Boynumuzun borcu için,
İyiliğin sonsuza kadar
aydınlık baharlarda yaşaması için,
Hep birlikte el ele ,
Hep birlikte yürek yüreğe.

Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Gönüllerin Mücevheri Sevgi

Kızgın çöllerde kalmış sevgi.
Çatlamış dudakları susuzluktan.
Hayat damarları kurumuş,
Seraplarla saklambaç oynayan
nice vahalar görmüş.
Soluklanacak gölgeler aramış.

Sevgi için yürek gerek.
Sevilmek içinse sevmek gerek.
Gökkuşağına rengarenk balonlar asıp fiyonklarla,
Yağmur damlacıklarıyla
sevgiyi yeryüzüne indirmek gerek .

Papatyalarla yardımlaşıp,
Seviyor sevmiyor falını,
Seviyor ve seviliyorum diye değiştirip,
Bembeyaz kırlara uzanıp boylu boyunca,
Sevgiye doya doya sarılmak gerek.

Sokaklarda dolaşsak yorulmadan,
Sevgi dolu bir tas süt versek yavru kediye.
Gözlerimizin içine bakan sadık dostlarımızı,
sokak köpeği deyip hor görmesek.
Okşasak başını yumuşacıktan,
Bakışıp yürekten yüreğe,
Dostluk mamasıyla sevgimizi kutlasak,
Bayram etsek gözbebeklerimizle.

Nice sevgi dolu yüreklere arkadaşlık etmiş,
Kaburgasının biri kırılmış,
Ama hala dimdik ayakta kalıp,
Meydan okurcasına acımasız hayata,
Gönüllerin emektarı ,
Sessizlerin gönüldaşı,
Tanrı misafirlerine her dem kapısı açık,
ahşap bankta soluklanırken,
Yanımıza sokulan bir minik serçeyle,
Lokma lokma paylaşıp
mis gibi sevgi kokan anne kurabiyemizi,
O söylese biz dinlesek şenleniversek neşe dolu nağmelerle.

Sonra, yalnızlığıyla baş başa kalmış kıyıların sakinleriyle,
Deniz minareleri, deniz kulaklarıyla ve gerdanların süslü kızı incilerin ev sahipleri istiridyelerle,
Ebelemece oynayan dalgaları
seyre dalıp keyiflensek,
Sonra da tebessümleri kondursak gamzelerin üstüne.

Terleyip sakinleşince
yosun kokulu köpük köpük mavi sular,
Denizin haylaz çocukları
martıların oyunlarını seyre dalıp,
Dumanı tüten gönül kahvemizi,
Sevgiyi haykıran ıslak mavilerle,
Birlikte yudumlayıp,
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
muhabbetinin başını döndürsek.

Kahkahalar attırıp sevgiye,
Kumlara adını yazsak,
Deniz kabuklarından da bir taç yapıp,
Dalgaların yumuşacık kucağına bıraksak.
Yüreği gibi tertemiz ve şeffaf,
Engin sularda ölümsüzleştirsek,
Okyanus yürekli gönüllerle
dalga dalga buluştursak.

Aynur Ateş Aydın 2019

Şiir

Kanat Kanat Sevgi Taksak Dünya’ya

Elleriyle yüzü kapkara,
Üstü başı perişan,
Çöpten bir lokma ekmek ayıklayıp,
Hızla dönüp duran Dünya’yı minicik omuzlarında taşıyan,
Körpecik yüreğin
gönlü yorgun,kırgın ve daha çocukluğunda bir yaşlı.

Okul çağı bile gelmemişken henüz,
O dupduru bakışlı, kar beyazı yüreğe,
Gökkuşağının dilek balonlarından verip,
Dileklerinin gerçekleştiği , Kötülüklerin kovulduğu,
kalpleri kirlenmiş acımasızlardan temizlendiği,
O kar beyazı, lekesiz ve adaletli Dünya’yı versek.

Yüzünde baharlar açtırıp,
Uçsuz bucaksız sevgi kokan kırlarda,
Uçurtmaların ipine sarılmış sevgiyi,
Yüreğine sarsak sımsıcacıktan
Kuyruğuna kıpkırmızı kalpler takılmış uçurtmasıyla,
Rüzgarla dans ederken,
Masmavi ufuklarda sevgiyle buluştursak.

Dünya’nın çivisini çıkaran,
Minicik yüreklerin yarınlarını çalan,
Baharın kokusunu,
yaprağın yeşilini ,
ağaçların gölgesini,
tabiatın analığını ,
Hiç tatmamış, hiç yaşamamış,
hiç öğrenmemiş,hiç merak bile etmemiş,
Gönül gözü kapanmış
zavallı çaresizlerin,
Duyarsız kalplerine
sevgi tohumları ekebilsek .

Issız ve soğuk yalnızlıklarda kaybolmuş yufka yüreğe,
yardım eli uzatıp,
Biricik yareni , sevgilisi,
yaşam kaynağı, aşı , suyu , nimetiyle kavuşturup,
Yeryüzünün döngüsünü borçlu olduğu,
eşsiz ve paha biçilmez mücevheri, “sevgi” ile kucaklaştırsak.
Sonra da;
Kanatlandırıp ,pırpır uçurabilsek,
Yürekten yüreğe.
Sımsıcak sevgi yuvalarında,
Sevmenin ve sevilmenin
ölümsüzlüğünü sonsuzlaştırabilsek
Doya doya sevip,
Doya doya sevilsek.
İçimizden geldiği gibi,
Öylesine duru.
Öylesine saf.
Öylesine içten
Kirlenmemiş kirletilmemiş sevgiyle.

Aynur Ateş Aydın 2019