My Poems, Şiir

Your Only Life

Here is the Sun.
There is the Moon.
They are the twins of the sky zone.
And the stars of the shining Moon
Are the children of the King of the black night ,the Moon.
Always twinkle from the summit of the endless heart of the universe .
Romanticism is the theme of the Moon
Rebirth is the philosophy of the Sun.
Hope is the symbol of the stars.

Stars are ready to realize the wishes of the human.
While blinking from the darkest corners in the sky.
Keeping fingers crossed is the message given by the stars.

Getting much more bright;
‘cause of feeling the happiness of the human beings from the deepness of their hearts.

Although too many kilometres between these two lovers, human beings and the stars ,
These romantic feelings are neither the beginning nor the end of the wishes of the hope during the life.

Now keep your fingers crossed.
Wherever you are right now.
Not important whether there is the Sun , the Moon or the Stars.
Feel the sense in the deepness of your hearts,
And never give up!
Never feel hopeless!
‘Cause the Sun is always over there
When the night comes.
The Moon is always over there
When the day comes.
And the stars are always there.
Without caring the daylight and black clouds at night.

So , listen to your heart,
And live your life without cancelling
or postponing anything you want.
This is the only life given to you,
As a unique and invaluable gift in the endless universe.
Not everlastingly will go on.
Unfortunately…
One day will be the end.
So ,start doing what you want to do here and now.
And always keep it in your mind.
This is your first and the last chance.
Do not cancel anything in your life!
Do not postpone anything in your life!
Do not mind anything in your life!
‘Cause the end is the end.
God knows…
When and where?
And also with whom or alone or how?
No responses of these questions.

Maybe waiting for you just right now,
next to the chair standing on the corner of the first turning on your way of your house.

While looking at the Sun or the Moon or the Stars of the life.
Do not forget !
And do remember!
This is your only life…

Aynur Ateş Aydın 2019

Deneme

O Gün İşte Bugün

Hani bugün yaşıyoruz ya, yaşadığımız gün bugün mü diye sordunuz mu hiç?Geçmişe gömdüğümüz anılarda mı?
Yoksa, gelecekte hayallerin taşıdığı umutların içinde mi yaşıyoruz?Aslında tek gerçek olan gün bugündür.Bunu da biliyoruz bilmesine de;ama her nedense hep ıskaladığımız, yaşadığımız “şu an “ olmuyor mu?
Geçmiş bitmiş gitmiş.
Geri getirilmesi imkansız zaman aralıklarında,arnavut kaldırımı taşları gibi, tek tek dizilmişler.Ve hatta ; aralıkları boşalmış taşların.
Eeee kolay mı?Nice gün görmüş geçirmişlikler geçmiş üzerlerinden.
Birbirlerine değmeden ,birbirlerini rahatsız etmeden,ama olağanüstü bir bağla,sıkı sıkıya kenetlenmiş olarak,koyup dururlar önümüze anıları.Arnavut kaldırımı taşlarının üzerine yazılmış sayısız anı,her bir ayak iziyle sonsuzlaşır geçmişin tarihe tanıklık etmesiyle ve yine her biri geçmişe yazılmış anılar sayfasında yerlerini alır.
Sanki bir saatin alarmı kurulmuş gibidir bir varmış bir yokmuşluklardakiler.Dakikası geldiğinde hiç beklemez. Yüreğimizin içindeki çalar saatin alarmı çalar bangır bangır ama, yüreğimizin içindeki sessizliğin içinde.Hemen uyandırıp koyar önümüze hafızalarımızdaki anıları, her bir kahramanıyla.Karşımızda dikili duran canlı yaşanan günlük olayların ta kendisi gibi .Her dem tazecik, buram buram geçmiş kokan, acı tatlı yaşanmışlıklarıyla.
Peki ya gelecek?Geleceğe de umutlarımızı bağlarız. Kırmızı, sarı, yeşil, mavi,bazen de pembe, mor kurdelalarla asarız hepsini, kelebekler dolu hayal perdemizin fırfırlarının üstüne.
Sonra mı?Totem yapıp , gerçekleşmesini bekler dururuz. Ha oldu ha olacak diye.Yaşarken hızla akıp giden zamanı kaçırdığımızı bir an bile düşünmeden,kenetleniriz hayallerimize.Halbuki tek asıl olan ,nefes aldığımız aslında alabildiğimiz gün olan, bugünken nasıl olsa cepte diye düşünüp,asla ve asla anı yaşamayı bir türlü beceremeyip, kalırız soluksuz ve çaresiz.Kahkaha atmak bir yana,tebessüm etmeyi bile unuttuğumuzun farkına varmadan,aldığımız nefesin önemini düşünmeden,ya geçmişte ya da gelecekte,sanal dünyalar arasında yolculuk yapıp dururuz ,istemsizce takılı kalarak.
Mutluluğun tadını unutup şu an yaşadıklarımızın bile ne kadar önemli olduğunu hep basite alıp,küçümseriz hayatı umarsızca. Okumaya devam et “O Gün İşte Bugün”

Şiir

Ertelemeden Yaşa Be Dostum

Erteleme be dostum hayatı ,
Erteleme.
İçinden geldiği gibi yaşa.
Yaşa yaşabildiğin kadar özgür ve korkusuzca.

Bırak bir kenara kaygıları,
plan üstüne planlar yapmayı.
“Boşa koysam dolmuyor doluya koysam almıyor”kalıplarının içinden çık.
Aç kollarını en kocamanından sonsuz evrene,
Yaşa bugünü yarını düşünmeden.
Yaşa bugünü geçmişe takılmadan.

Mesela;
Yemyeşil çimenlerin üstüne uzanıp yuvarlanmak mı istedi canın?
Üstüm başım kirlenir diye korkma.
Yuvarlan çocuklar gibi kahkahalar atarak.

Sokakta yürürken bir sokak köpeği mi gördün mesela;
“Acaba ısırır mı ,ayyy üstü başı da leş gibi “ diye içinden geçirerek sevmekten alıkoyma dostum kendini.
Sev sevebildiğin kadar ,
Paylaş sevgini tadını doya doya çıkarana kadar.

Sen, ufacık su birikintisi görünce, küçük bir çocuğun defalarca içine atlayıp,
Yaşadığı mutluluğa şahit oldun mu hiç ?
Ayakkabılarım çamur olur diye düşünüp,
Çamurlu suyun içine foşurdata foşurdata atlamaktan vazgeçtiğine şahit oldun mu hiç?

Sen de üstün başın çamur olur diye bir an bile düşünmeden,
Çamurlu suyun içinde kahkahalar atarak zıpla zıplayabildiğin kadar.
Zıpla da hisset hayatı çocuklar gibi yaşayarak.

Yolda yürürken bir park mı çıktı karşına?
İnsanların ne diyeceklerini düşünüp aldırış etmeden,
Geç tahterevallinin bir tarafına,
Yareninle birlikte gamzeler kondur yanaklarına.
Hemen kap salıncağın bir tanesini.
Havalan sallandıkça daha da yukarılara.
Gökyüzüne masmavi kahkahalar at,
Hem de en şenlikli tınısıyla.
Sakın kay kaydan aşağı kaymadan terketme yüreğinin parkını.
Tadını çıkardıktan sonra,
Güle oynaya devam et yaşamına.

Hayat yaşamaya değerse,
Değerini bilip,değerini vere vere yaşa.
Sakın unutma yaşam, yaşanılan anın ta kendisidir.
Ne bir saniye öncesi ne de bir saniye sonrasıdır.

Ertelemeden yaşa be dostum hayatı!
Ertelemeden.
Yaşabildiğin kadar en doğalından,
En yüreklisinden,
En çocuksu olanından.
Ama yaşa be dostum hayatı!
Erteleyip geç kalmadan.
Ertelemeden yaşa be dostum!
Ertelemeden…

Aynur Ateş Aydın 2019