Şiir

Yaşamın Anahtarı Umut

Kıpkırmızı fularını sarar masmavi ufkun gerdanına.
Gamzelerine kondurduğu tebessümleriyle,
El sallar koskocaman açarak kollarını.
Bilirsiniz ya, hep en zorudur her zaman,
Bir sonraki gün buluşacağınızı bilseniz bile,
“Hoşçakal !” diyebilmek.

Bütün zerafetini koyar ortaya,
En erdemlisinden bir mütevazılıkla.
Yorgun düşmüş gün, ağır ağır kapatırken perdelerini,
Şövalesindeki uçsuz bucaksız tuvalini,
Eşsiz bir sanat eserine dönüştürür.
Öyle ki;
Fırçasının renklerle yaptığı dansı izlerken,
Tadına doyum olmayan bu gösterinin içinde kaybolup gider,
Ve hatta hayranlığınızı gizleyemez olursunuz.

Yüreklere sevgiyi ekerken,
Gözlerinizin içine tebessümün ışığını kondurur.
Ve buluşturuverir kor kırmızısı ufuk çizgisiyle.

Her bir yüreğe dokunmuştur,
en incesinden ipek fırçasıyla.
Ateş kırmızısı yüreğiyle,
Elini eteğini çekerken rengarenk selamlamasıyla,
Aslında “Merhaba!” demektedir başka diyarlarda bekleyen yarenlerine, gönül dostlarına.

Sabırsızlıkla bekleyen karanlığın incisi ,
Çoktan hazırlığını yapmış,
Her zamanki gibi çok şık ,
İnci beyazı gece elbisesi ve yıldızlı gerdanlığıyla,
Uğurlamaya gelmiştir,
Aydınlığın ve renklerin tahtının efendisini.

Akıllarından çıkarmadıkları tek şey vardır her zaman,
Umut .
Umut yaşamın anahtarıdır ya,
Hiç yılmadan beklerler,
O sayılı dakikaların içine sığdıracakları ,
hasret dolu buluşma anını. Okumaya devam et “Yaşamın Anahtarı Umut”

Şiir

Bir Varmış Bir Yokmuşluk Masalı

“Bir varmış,bir yokmuş” ne demektir,
Bilir misin çocuk?

Hani simsiyah geceliğini giydiğinde,
Uykuya dalmak ister ya gece.
Başını kaldırıp, içinden sayarken yıldızları sen,
Birden bir tanesi göz kırpar sana,
ta uzaklarda bir yerlerden.
Kayıverir gecenin karanlığının içinden,
Ve yok oluverir sonsuzluğun ortasında aniden.
Bir varmışken bir yokmuş olmuştur işte bir anda .
Tam da sana henüz göz kırpmışken.

Yağmurlu bir günde mesela;
Bulutların pencereleri aralanıverir,
Rengarenk yelpazesini neşeyle açan gökkuşağı,
Damlacıkların arasından
çıkıverir bir anda.
Koskocaman gülümsemesiyle gökyüzünü şenlendiriverir.

Altından geçebilmek ne mümkün!
Koştur koşturabildiğin kadar,
Sen koştukça o uzaklaşır.
Ya sonra?
Gökyüzü silgisini alıverir eline,
Silmeye başlar maviliklerine bağlanmış kuşağını usul usul yavaşçacıktan.
Ve sen yakalayabilme telaşındayken hala,
Bir bakarsın,
Bir varmış bir yokmuş oluvermiş bile bir anda.

Şehrin karmaşasından, ikiyüzlülüğünden,sanallığından
ve de kirlenmiş kalplerin cirit attığı sokaklardan bir an önce kaçıp kurtulmak istersin ,ışınlanırcasına.

Atıverirsin kendini henüz kirli ellerin ulaşamadığı,
Ulu çınarların,köknarların,
ak çamların,kestane ağaçlarının, ıhlamurların ve daha nice canına can katan canların bulunduğu ormanların arasına.
Koklarsın her bir endemik bitkiyi.
Buram buram yaşam kokan gövdelerin, dalların ,çiçeklerin arasında,
Ciğerlerin bayram ederken,
Ceylanların, kelebeklerin,cır cır böceklerinin,
karıncaların,serçelerin,sincapların,
Yani tabiat ananın ev sahiplerinin
Sohbetlerine katılıverirsin o anda.

Sonra o eşsiz tılsım bozuluverir bir anda.
Kapkara bir zehir çöker
can damarlarına toprak ananın.
Sinsice yayılır hiç vakit geçirmeden.
Ve bir gün yine koşup gitmek istersin,istersin de;
Can çekişen toprak anayı görünce dayanamazsın.
Gözyaşlarınla sarılırsın,basarsın bağrına.
Ama nafile.
Kirli eller çoktan ulaşıp,ciğerine saplamıştır hançerini.
Bir varmış bir yokmuşlukların içinde
kaybolmuşlardır.
Hiç beklemedikleri bir anda çoluk çocuk dinlemeden,
İnsafsızca katledilmişlerdir.
Canlarının acıdığını akıllarına bir an bile getirmeyen,
İnsafsızların, vicdana sığmayan ,
Akıllara durgunluk veren ,
Planları neticesinde,
Yokmuşlukların yıkıntılarının altında kalmışlardır.

İşte yaşam böyledir çocuk!
Bir varmış bir yokmuş diyerek başlanan,
Bir nefes alıp var olurken,
Bir nefes verip yok olunan,
İki nefes arasında gider gelir.

Bir varmışlıklar bir yokmuşluğa dönüşmeden,
Kırılan kalpleri ,
Kanayan yaraları,
Can yakan acıları,
Henüz bir varmışken,
Gülümseten anılara,
Tebessüm ettiren fotoğraflara,
Burnunun direğini sızlatan özlemlere dönüştürüp,
Yüreğinin içinde sonsuzlaştırabilmektir, çocuk!

Bir yokmuşlukların ardından,
Yüreklerin günlüklerine yazılmış sıcacık sevgi dolu hatıralar,
Yüreğinin satır aralarından çıkıp ,
tatlı dilinden dökülenler,
Masumiyetin,sadakatin,
paylaşmanın, sevmenin sonsuz olduğu,
gönül zenginliğidir.

Kısacası;
Bir varmış bir yokmuşluk masalı,
İki nefes arasında kalmış,
Hayatın ta kendisidir çocuk!
Hayatın ta kendisi…

Aynur Ateş Aydın 2019

My Poems, Şiir

Welcome To My Heart

Sometimes a dark red velvet curtain of your heart is closed down.
The sensitive heart wants to stay alone suddenly.
Without hearing anything related to the world turning around you,
Just dream of living in a peacful and quiet privacy,
surrounded with tall green plane trees.
And also dream of blooming flowers in multifarious colors in your heart.
Want to smell them without touching.
Want to watch them while smelling their unique and marvellous flavor
‘cause of being afraid of giving injury to any of them by accidently.

Weeks,months and years go by too fast.
For the little heart it is really so hard to catch
or not to miss the life.
Unfortunately,
the life is going on in a meaningless hurry and mess.

The more you feel tired the less you feel happy.
The more you devote yourself the more your heart is broken .
The more you care about the people the more you are disappointed .

By the way ,the time never and ever minds you.
Runs so fast,
It does not stop to take a breath ,
Even just for a second.
Although you know the reality,
You beg and start to wait.
Without making anyone disturbed,
The heart lives everything heartfelt inside.
In fact ,somewhere unknown
and somewhere deep-felt .

Any more, for the thick,heavy red velvet curtain,
It is too hard to stand and carry all the sorrows,disappointments and heartbreaks so long.
Time to let the sunshine in.
Suddenly, the tiny but the brightest light appears through the window of the heart,
And leaks through slowly and quietly.

Feels something different
After all these.
The little heart gets so excited
‘Cause the butterflies open their wings and start to fly again in your heart
The sunshine greets your heart without hesitation
and laughs happily.

Hopes of the heart are not alone any more.
From now on the heart knows very well,
Hopes are colorful and joyful ,
And wings of blue, pink, yellow, and red and purple
Are always free to fly .
Before you needed to believe to realize the hopes of the future
And now,the little heart ,
you are sure that,
Future of your own is free and colorful ,
full of any kind of dreams of your own are waiting for you ,
Yes, impatiently and excitedly waiting for you ,
To cry out happily
Make all your dreams come true!
And every morning do not forget to say;
Just dream!
Just believe!
Just trust yourself!
And then,
Let the sunshine in your heart
again and again
Let all the colors come in your heart
And say;
Hello life!
Welcome to my heart!
Welcome again…

Aynur Ateş Aydın 2019