Şiir

Gerçek Dostluğa İhanet

Yarı açık kalmış penceresi geceden.
Bir sabah yeli esti aniden.
Uçuruverdi ,sabahlamış duygu seli kağıtlarını masasının üstünden.
Satırlara dökülmüş anılar,
Üşümüş sabahın ayazına karıştı.

Dost elinden saplı kalmış bıçak yarasına,
Anıların kesik soğuğu da eklenince,
Göz pınarları eski günlere hasretini
daha fazla gizleyemedi.
“Eskidendi o dostluklar “diye mırıldandı yüreğinin tercümanı dudakları.

“Zaman her şeyin ilacıdır” derler ya hani!
Aradan geçen onca yıllar,
Bayram seyran, doğum günleri, yılbaşılar…
Daha neler neler.
Bir süre , ordan burdan şurdan alınmış, yarım yamalak mesajlarla,
Sonraları ise hiçbir şey.
Sadece ve sadece koskocaman bir hiçlik.

Peki ama;
İyi günde , kötü günde,
Acısıyla , tatlısıyla,
Yaşanmış onca şeye ne demeli?
Bir yalan mı , bir rüya mı yoksa bir hayal miymiş ?

Ne yazık ki , yılların tozunun üstüne sindiği ,
eşsiz ve benzersiz yaşanmışlıkların ardından,
Yaşamın paylaşılamadığı,
Hayır, hayır aslında;
Paylaşılmak istenmediği,
Omuzsuz, nefessiz, ya da uzatılmayan bir elsiz.

Hiçlik içinde kalan dostluklarına,
Zaman ,evet ya zaman!
Bir parça bile ilaç olamamıştı.
Candan can dostların,
Gerçek ve masum dostluklarına karşı yaptığı ,
bu hiç beklenmedik ihanetine.

Aynur Ateş Aydın 2020

Şiir

Umut Dünya’sının Anahtarı

Yolcu ederken koskoca bir yılı,
Hiçbir hüzün yaşamadan,
Güle oynaya el sallarız arkasından.

Yeni yıla ise “ Hoşgeldin!” eğlenceleri düzenler,
Coşkuyla evimizde karşılayıp ağırlarız,
İçimizi kaplayan heyecan selinin pırıltısıyla.

Peki ya, eski yılda saklı kalan
acısıyla tatlısıyla yaşanmışlıklar?
Hiç mi üzülmezler geçmişte kalmış olmaktan?
Hiç mi gönül koymazlar geride bırakılmaktan?

Halbuki daha dün değil miydi?
Onun için hazırladığımız ,o şıkır şıkır muhteşem karşılama.

Ne çabuk bir yokmuş oluverdi geridekiler.
Ne çabuk geliverdi eskinin yerini alan yeniler.
Aslında sevilen yeniler midir?
Yoksa yenilere bağladığımız,
umutlarımızın kapılarını açacak anahtarlarımız mıdır ?

Pırıltılı gelecek torbasının
umudun renkleriyle bezenmiş kurdelasını açıp,
Daldırıp elimizi en koskocamanından,
Bizi beklediğini düşündüğümüz hayallerimizi,
Elimize sığdırabildiğimiz kadar çok yakalayabilmek midir?

Dünya denen bu gezegen,
Milyarca yıl boyunca,
Kim bilir kaç umudun anahtarını sahibine kavuşturmak için,
Dönüp durmaktadır soluksuzca.

İster umutların tılsımlı anahtarlarını bulmak için,
İster burnu bir karış havadaki hayaller için.

Gelecek, bilinmezliklerle doluyken,
Hayallere giden yoldur.
Işıltılı vaadleriyle bizi hayata bağlarken,
Umudun yarınlara yolculuğudur.
Ve aslında;
Umut Dünya’sının anahtarının,
Ta kendisidir gelecek.
Ta kendisi.

Aynur Ateş Aydın 2020

Şiir

İnsanoğludur , Çocuk

Sen hiç yalan söyleyen bir baykuş gördün mü çocuk?
Bencil mi bencil bir aslanla avlandın mı hiç?
Ya dedikodu yapan bir kelebeğin rengarenk kanatlarında çiçekten çiçeğe kondun mu?
Hatta ukalamı ukala bir sincapla ceviz kırıp yedin mi?
Peki sırtını sıvazlayıp ,
Arkandan kuyunu kazan bir kedi ya da köpekle karşılaştın mı?
Veyahutta; açgözlü bir güvercinle kanat çırpıp,
gökyüzünde taklalar attın mı doyasıya?
Her çeşit çiçekten bal toplayıp,
Kovanına getiren,
Açgözlülüğünden ,
“Bütün çiçeklerin balları benim olsun.” diyen bir arıyı duydun mu?
Ya yere çöp atan bir zürafa gördün mü?
Tertemiz suları zehirleyen bir su aygırına şahit oldun mu hiç, çocuk?

Ne şahit oldun.
Ne gördün , ne duydun.
Ne de karşılaştın ,değil mi çocuk?

Peki ya; bütün bunların hepsini yapabilen tek bir varlık var desem.
Ne dersin çocuk ,ne dersin?
Kafan mı karıştı?
Yoksa cevap mı bulamadın?

İnsanı bilir misin çocuk?
Bu muhteşem gezegenin
sadece ve sadece kendisine ait olduğunu düşünen,
Her şeyin onun olduğunu zannederek,
Yedikçe doymayan, doymadıkça daha da yiyen,
Gözünü hırs bürümüş,
Hepsi benim , her şey benim olmalı, diyen.

Kirlettikçe utanmayıp,
Sonra da temizleme kampanyalarıyla övünen.
Egolarıyla halay çekip, keyfini çıkaran.
Vasıflı ama vasıfsız olan,
Tek bir canlı vardır , çocuk.
Tek bir canlı.

Peki ya;
En üstün özelliklerin kendisine verilmiş olduğu düşünülürken,
Kendisini en zavallı konumuna düşüren.
Yine o tek bir canlıdır desem , çocuk!

Muhteşem doğaya hayranlık duyarken,
İhanetin fasikül fasikül kitaplarını yazan ,
Acımasızlığını utanmadan taçlandırırken,
Bindiği dalı kesmekten kaygı duymayıp,
üstüne üstlük böbürlene böbürlene övünen ,
Bütün kötülükleri adım adım tabiata kazıyan,
Masumiyeti kirletmek için elinden geleni yapan ,
Ne yazık ki; insanoğludur,çocuk!
İnsanoğlu.

Aynur Ateş Aydın 2020