Şiir

Güneaşıklar

Yüzü solgun bir gün,
Soluksuz kalmış göçebe bir kuş gibi,
kanat çırpamazken,
yorgun bir gecede,
Tanrı misafirlerinin kaldığı,
bir yol geçen hanında,
Pespembe rüyalara dalıp,
Masmavi gülümseyen
bir gökyüzüne uyanmak ister.

Ne güzeldir yağmurun arkasından doğan Güneş,
Ne güzeldir yüzünü Güneş ‘e çevirip
Onunla doğup,
onunla dönüp duran güneaşıklar.
Hiç bıkmadan ,usanmadan
Yorulmak nedir bilmeden,
Bir kere bile “ öfff!” demeyip
İsyan etmeden
Sabırla bekler,
güne dönmeye hazırlanan
simsiyah geceyi. Okumaya devam et “Güneaşıklar”

Şiir

Mazideki Gençliği

Hani bir kuru yaprak
alır götürür ya sizi
hüzünlü ve yorgun düşmüş baharın güze dönmüş günlerine.
Hani bazen bir lavanta kesesi
çıkıverir çekmeceden,
Mis kokular getirir,
Gençliğe uzanan
dupduru ,pırıl pırıl bir zaman tünelinden.

Bazen de siyah beyaz bir fotoğraftan,
Mazideki gençliği
çıkıp geliverir.
Saçlarına ışıltılar düşmüş,
Yüzünde yaşanmışlıkların çizgileri,
Yüreğinin gençliğini hiç bitirmemiş
masum yüreğin
karşısına dimdik dikiliverir.

Emektar manolyanın eteklerinde huzurlu ve güvenli,
bakarken bulur kendini,
fedakar, siyah yağlıboyalı tulumbaya.
Güvenliğin efendisi
her dem hazır,
bir o kadar da mağrur,
Bahçenin sağ kolu gibi beklemekte.

Eskiden kalma merdivenlerse,
Geçmişe kafa tutmuş,
Hala zıpkın gibi .
Görmüş geçirmiş bahçe taşları,
Dilimiz olsa da anlatsak der gibi.

Kökleriyle maziye bağlanmış
ıhlamur ağacı,
mis kokulu şefkat dağıtıyor içten ve mütevazı heybetli. Okumaya devam et “Mazideki Gençliği”

Şiir

Buram Buram Umut Kokusu

Yüreğinde sakladığı umutları,
hep kış mevsiminde,
karların altında.
Üşümüş, yalnız , biçare.
Ama hala masum bir bembeyaz .

Ansızın dökülen damlaların ardından,
Bir gökkuşağı doğar
gökyüzünden yüreğine.
Umutlarını renklendirmek istercesine rengarenk,
Karları eritmek istercesine
ateş kırmızısı.
Yanaklarına gamzeler kondurmak ister gibi,
pespembe gülümser. Okumaya devam et “Buram Buram Umut Kokusu”